Son yılların yükselen trendi ofislere tıkılıp kalmadan para kazanabilme fikri aklınızı çeliyor, değil mi? Artık klasik beyaz yakalılık, bunaltıcı toplantılar, sıkıcı takım elbiseler tek şansınız olmak zorunda değil. İş ortamı ve iş yerinizden beklentileriniz hızla değişirken birbirinden çekici yeni nesil mesleklerde hem seyahat hem de ticaret bir arada. Diyar Diyar Gezdirerek Para Kazandıran Meslekler merak ediyorsanız; işte dünyayı dolaşarak çok havalı bir kariyer yapabileceğiniz ve geze geze çok para kazanabileceğiniz milenyum meslekleri:

Lezzet, Seyahat, Prestij ve Parayı Tek Meslekte Yakalayın: Gurmelik

Dünya mutfaklarına olan büyük ilginizi dünyanın en prestijli en seyahatli ve en kazançlı mesleklerinden gurmelikte değerlendirebilirsiniz. Gurmelik hobi mi meslek mi diye tartışıladursun, siz erken davranıp damak tadı bilginizi konuşturabilirseniz dünyaca ünlü bir gurme olmanız işten bile değil. 1 yıllık bir gastronomi eğitimi sonrası Peru, Brezilya ve Japonya’yı aylarca tavaf ederek yepyeni aromalarla, özgün lezzetlerle, binbir çeşit sos ve baharatla tanışabilirsiniz. Dönüş yolunda uğrayacağınız İrlanda’dan özel üretim bira örnekleri toplayabilir; Peru baharatları ve Dublin biralarını Antep spesiyaliteleriyle harmanlayıp füzyon mutfağında çığır açabilirsiniz. Geze geze dünyanın parasını kazanıp geleceğin Vedat Milör’ü olma fırsatını niçin tepesiniz?

Haciz Memurluğu’ndan İstifa Edip Şansınızı Seyahat Bloggerlığı’nda Deneyin

Artık anne babanız gibi bir kuruma girip 40 yıl sonra oradan emekli olma devri değil. Her Allah’ın günü aynı ofise gidip aynı sırayla aynı işleri yapmaya son diyorsanız, WordPress size bambaşka bir yaşamın kapılarını aralayabilir. Elalem ne deri bir kenara bırakıp sırt çantanız, umutlarınız ve kameranızla yollara düşebilir; 20 dakikada kuracağınız bir blogla ile dünyaca ünlü bir modern zaman seyyahı olabilirsiniz. Antarktika’da kopan buz kütlesine tüneyip emsalsiz Youtube yayınları yapabilir, Hindistan tapınaklarında ezoterik törenlere katılabilir, Myanmar’daki muson yağmurlarını yazdığınız içerikle seyahat bloggerları arasında baş köşeye yerleşebilirsiniz. Sonrası mı? Hava yolu sponsorluklarıyla gelsin dünya turları, gitsin yüzbinlerce takipçi. Bırakın borçlu takiplerini başkaları yapsın; siz seyahat bloggerlığıyla 80 günde hem devr-i alem yapın hem de o hep imrendiğiniz “fenomen”lerden olmanın tadını çıkartın.

Bay / Bayan Burun Olup Chanel’i Peşinizde Koşturun

Kimyaya olan ilginizi neden parfümörlükte değerlendirmeyesiniz? Mühendis olmanız da şart değil; Paris’te 6 aylık bir sertifika programı sonrası yaratıcılığınızı ve hassas burnunuzu kullanıp yılın 9 ayını seyahat ederek geçirebilirsiniz. Parfümörlüğe adım atıp çoğu parfümörün hayal ettiği gibi Kore’ye gitmeyi deneyebilir; Kore’nin milli çiçeği Mugunghavot’ları toplayıp emsalsiz bir esans yaratabilirsiniz. Rio de Janeiro’nun meşhur botanik parklarında özel izinle bir dolu egzotik bitki özü keşfedebilir; Cape Town Kirstenbosch Botanik Parkı’nda bulacağınız çarpıcı Afrika notalarını yaratacağınız parfümlere taşıyabilirsiniz. Dönüşte Cenevre’deki dünya koku atölyelerine katılabilir; Paris’te düzenlenen parfüm dizaynı yarışmalarında derece alabilirsiniz. Dünyaya mal olmuş hiç Türk parfümör olmadığını da hesaba katarsanız, niçin geleceğin Bay / Bayan Burun unvanını siz ele geçirmeyesiniz? İşin ucunda hem yılın 9 ayı seyahat edip tonla da para kazanmak hem de Chanel’in 37 yıl başparfümörlüğünü yapmış Jacques Polge’ü tahtından etmek var.

Uçuş Hostesi Olun; Görmedik Yer Bırakmayın

Çevreniz size hep zarif silüetinizden, düzgün diksiyonunuzdan, genel kültürünüzden mi bahsediyor? Hiç düşünmeden uçuş hostesliğine başvurun. Temel eğitiminiz sonrası ilk uçuşunuza çıktınız mı, tüm yılı uçarak geçiren, görülmedik yer bırakmayan bir dünya vatandaşısınız artık. Basınç ve yorgunluk sizi biraz yorabilir ama herkes plazalarda dirsek çürütürken siz bir aylık uçuş planında Dubai Alışveriş Festivali’ne katılabilir, Hamburg Otomotiv Fuarı’nı gezebilir, Londra’dan vintage ürünler satın alabilir, Bangkok Patpong’da gece yaşamının tüm çılgınlıklarını deneyimleyebilirsiniz. Dönüşte ise Endonezya Java Adası’nda Ijen Yanardağı’nı fotoğraflayabilir ya da Filipinler’in Sagada Kasabası’nda adrenalin dolu maceralara atılıp sınırlarınızı zorlayabilirsiniz.