Doğa Tutkunlarına: Galler’in Gizli Kalmış Bölgeleri, yüz ölçümü açısından küçük sayılabilecek bir ülke olmasına rağmen ziyaretçilerini sunduğu çeşitlilikle şaşırtıyor. Özellikle konu manzara ve doğal güzellikler olduğunda beyaz kumsallarla kaplı plajlar, sakinliğin öne çıktığı vadiler arasından seçim yapmak bir hayli zor hale geliyor. Tatiliniz sırasında bahsettiğimiz tarzdaki yerleri ziyaret etmeyi planlıyorsanız, aşağıda sıraladığımız ve doğa tutkunlarının yoğun ilgi gösterdikleri Galler’in gizli kalmış 5 bölgesine öncelik verebilirsiniz.

Tywi Vadisi, Güney Galler

Galler’in güneybatısında yer alan Tywi Vadisi, ününü konuklarına sunduğu büyüleyici manzaralara borçlu. Hatta mistik atmosferinden dolayı bu bölge, Büyücü Merlin efsanesinin çıkış noktası olarak tanınıyor. Gerçekten de vadi; yemyeşil tepeleri, şirin köyleri ve ikonik kale Carreg Cennan’ın kalıntıları ile birlikte masal diyarlarından kopup gelmiş gibi duruyor. Kara Dağ’dan kolayca fark edilebilen bu kalenin ise Kral Arthur’un şövalyelerinden biri tarafından inşa ettirildiğine inanılıyor.

Bölgeye gelenler, genelde zamanlarının büyük çoğunluğunu yeşil bitki örtüsü ile kaplı tepelerin eteklerine kurulu köylerin barındırdıkları kültürel zenginlikleri keşfetmeye harcıyor. Bu aktiviteye ek olarak Galler Ulusal Botanik Bahçesi’ni ziyaret edip, Norman Foster’ın çarpıcı görünüme sahip serasında vakit geçirebilirsiniz.

Strumble Tepesi, Pembrokeshire

Deniz kuşlarını gözlemlemek gibi bir hobiniz varsa, Galler’in kuzeyindeki Pembrokeshire sahilinde yer alan Strumble Tepesi’ne gidebilirsiniz. Huzur ve sakinlik arayanlar için ideal bir kaçış noktası konumundaki tepe, biraz rüzgârlı yapıya sahip olsa da morus, kittiwake, bayağı dalıcımartı, fulmar gibi türlere yakın olma fırsatını yakalama şansı yaratıyor.

Tepeye ulaşmanın en kolay yolu, sahil tarafındaki patikayı kullanmaktan geçiyor. Sahile paralel uzanan yolda yürürken dilerseniz karşınıza çıkacak manzaraları fotoğraflayabilir ya da alternatif olarak küçük, şirin Aber Mawr ve Aber Bach’ta güneşin tadını çıkartabilirsiniz.

Ruthin, Denbighshire

Bereketli topraklara sahip Clwyd Vadisi’ndeki bir tepenin üzerine kurulu Ruthin, lezzetli yemekleri ve etrafındaki manzaralar nedeniyle doğa tutkunlarının ilgisini çekebilecek, Galler’in gizli kalmış bölgeleri listemizde kendisine yer buluyor.

Kasabanın merkezi sayılan ve 1435 yılında inşa edilen St. Peter’s Meydanı’nı çevreleyen yarı ahşap binalar, otantik görünümleriyle gezginleri Orta Çağ’a doğru bir zaman yolculuğuna çıkartıyor. Özellikle yerleşimin bu bölümünde yükselen “7 Göz” isimli yapı, fotoğraf çekmekten hoşlanan ve mimariye merak duyan gezginlerin yoğun ilgisini çekiyor. Kasabanın güney kesiminde bulunan, kırmızı kireç taşından yapılmış kale ise bir şeyler içmek ya da tavus kuşları arasında dolaşmak için gayet uygun.

Rhoscolyn, Anglesey

Ana karaya Bangor yakınlarındaki köprüyle bağlanan Anglesey Adası, iddiasız bir yer gibi gözükse de ziyaretçilerine şaşırtıcı güzellikte manzaralar sunuyor. Ancak manzara konusunda bu bölgedeki asıl aslan payını, komşusu Kutsal Ada’daki küçük sahil köyü Rhoscolyn elinde bulunduruyor. Köy sınırları içerisindeki kumlu plajlar zarif yapıları ile dikkat çekerken, dinlenmek isteyenlere uygun şartları yaratıyor. Eğer Galler’in bu bölgesine gelip daha aktif uğraşılarla zaman geçirmek isterseniz, kanoya da binebilirsiniz.

Bu aktiviteler size cazip gelmezse, deniz manzarasının tadını doyasıya çıkartabileceğiniz büyük bir iskelesi olan “Beyaz Kartal” isimli pubda ale eşliğinde yerel balıkçılardan temin edilen lezzetli istiridyeleri tüketebilirsiniz.

Llanarmon Dyffryn Ceiriog, Glyn Ceiriog Vadisi

Doğa tutkunlarına Galler’in gizli kalmış bölgelerini sıraladığımız listemizdeki son yer olan Llanarmon Dyffryn Ceiriog, aslında diğerleri gibi bünyesinde gezginlerin ilgisini çekebilecek çok sayıda seçenek barındırmıyor. Ancak birçok birey, Glyn Ceiriog Vadisi’nin kenarına kurulu yerleşime, sakin atmosferinden faydalanıp, kent hayatının getirdiği stresten arınmak için gidiyor. Ayrıca burası ülkenin en güzel doğal yaşam alanlarından biri konumundaki Snowdania Dağları’na giden yolun üzerinde olduğu için popüler bir mola yeri olarak biliniyor.

Eğer siz de mola vermek veya doğa gezileri için burayı tercih ederseniz, köyde faaliyet gösteren iki handan birinde yeme-içme ihtiyacınızı rahatlıkla giderebilirsiniz.