Ziyaret edilmeyi bekliyor: Kaliforniya’nın göz alıcı ulusal parkları Eğer siz de doğa aktiviteleriyle zaman geçirmekten hoşlanıyor ve Kaliforniya tatili planlıyorsanız, listemize göz atıp eyalet sınırları içerisindeki ziyaret etmek için kendinize en uygun yeri kolaylıkla bulabilirsiniz. Kaliforniya, sınırları içerisinde ziyaret edilmeyi bekleyen çok sayıda milli park barındırıyor. Farklı özellikleri ile öne çıkan bu bölgelerin kapladıkları toplam alan, neredeyse Virginia eyaletinin batısına eşit boyutta. Böyle bir zenginlikle karşılaşıldığında doğal olarak seçim yapmak da bir hayli zorlaşıyor.

Lassen Volkanı Ulusal Parkı

Lassen Volkanı ve çevresindeki alan, özgün yapısı nedeniyle gezginlere Kaliforniya’daki diğer ulusal parklardan çok daha farklı manzaralar sunuyor. Aslında kavrulmuş toprağı, halen daha duman üfleyen bacaları ve çamur havuzları ile bölgenin görünümü daha çok Mars’ı andırıyor. Hatta bu durumu daha ulusal parkın içerisinde gezmeye başlamadan elinize alacağınız bir haritadan kolayca anlayabilirsiniz. Çünkü bölgedeki ikonik yerler; Kızgın Kayalar, Kül Konisi, Kaynayan Pınarlar Gölü, Sülfür Yapıları gibi isimlere sahip.

Burada zaman geçirirken tahribat alanına giderseniz, 1914 yılında gerçekleşen patlamanın izlerini rahatlıkla görebilirsiniz. Ulusal parkın en dikkat çekici yeriyse, termal havuzların bulunduğu Bumpass Hell’e ulaşılmasına olanak veren iki kilometrelik yürüyüş parkuru.

Joshua Tree Ulusal Parkı

Tatil için kış mevsiminde Kaliforniya’ya seyahat ederseniz, sert koşullarına rağmen barındırdığı hayat dolu ortamını deneyimlemek için gezi listenizde Joshua Tree Ulusal Parkı’na yer verebilirsiniz. Doğal yaşam bölgesi, hem Mohave hem de Colorado çöllerine özgü bitki ve canlı yaşamını bünyesinde barındırıyor. Mohave Çölü dâhilindeki kısmı, parka adını veren ağaçların gün batımı sırasında oluşturduğu atmosfer nedeniyle ziyaret edilmeyi hak ediyor. Ayrıca bu bölüm, siyah kuyruklu tavşanlara ve Chuckwallas kertenkelelerine yaşam olanağı tanıyor. Aşağı Colorado Çölü sınırları içerisindeki alanda ise duman ağaçları ile birlikte kanguru fareleri ve çöl kaplumbağaları görülebiliyor.

Yazın hava sıcaklıklarının 50 °C civarında seyretmesi nedeniyle yürüyüş yollarında gezinti yapmak bir hayli zor olabiliyor. Bu nedenle birçok gezgin bölgeye hava sıcaklıklarının çok daha uygun olduğu kış aylarında gelmeyi tercih ediyor.

Pinnacles Ulusal Parkı

San Andreas Fayı’nda oluşan depremler ve volkanik aktivite sonucunda meydana gelen alan üzerine kurulu Pinnacles, Kaliforniya’da göz alıcı güzellikleri nedeniyle ziyaret edilmeye değer bir başka ulusal park. Yıkıcı doğa olaylarının etkisiyle meydana gelen yüzey şekilleri, bölgeyi canlı ve bitki çeşitliliği açısından kayda değer oranda zengin kılıyor.

Tarantula, kırmızı bacaklı kurbağa, büyük kulaklı Townsend yarasası gibi türleri gözlemlemek isteyenler için cazip fırsatlar barındıran ulusal park içerisinde ayrıca 400’den fazla arı türü yaşıyor. Bu bakımdan Pinnacles, pek çok kaynakta dünyanın en yüksek arı popülasyonuna sahip yeri olarak gösteriliyor. Parka asıl ilgiyi ise kuşlar sağlıyor. Çayır ve kırmızı omuzlu şahinler ile altın kartallar parkın volkanik zirvelerinin etrafında sık sık görülüyor.

Redwood Ulusal Parkı

Kuzey Kaliforniya’ya seyahat imkânı bulursanız, gezmeye görkemli doğası ile ziyaretçilerini etkileyen Redwood Ulusal Parkı’ndan başlayabilirsiniz. Parkı popüler bir gezi noktası haline getiren ve bazılarının yüksekliği 35 katlı bina seviyesinde olan ağaçların oluşturduğu orman, gezginlere Gulliver’in Maceraları’nı anımsatan bir atmosfer sunuyor.

Kendinizi devler ülkesindeymiş gibi hissedeceğiniz ulusal parkta büyüleyici manzaralara şahit olmak için Tall Trees Grove’da yürüyüş yapabilirsiniz. Parkurda yürürken 112 metreyi aşan boyuyla bir zamanlar dünyanın en uzun ağacı unvanının sahibi olan Libby Tree’yi görebilirsiniz. Gözlem yapma şansı bulacağınız, bölgeye özgü canlı türlerinin başında, siyah ayılar ve Roosevelt geyikleri geliyor.

Yosemite

Kaliforniya’nın ziyaret edilmeyi bekleyen göz alıcı ulusal parkları listemizin son sırasında, dünyanın en ünlü koruma alanlarından biri olan Yosemite yer alıyor. Toplam uzunluğu 1.287 kilometreyi aşan yürüyüş parkurlarına sahip ulusal parkta, çam ormanlarından alpin çayırlarına, yüksek vadilerden kayalıkların üstünden akan şelalelere kadar birçok farklı oluşumu görebilirsiniz.

Yosemite Ulusal Parkı’nın dünya çapında tanınmasını sağlayan ikonik manzarayı izlemek için yürüyüş yollarını takip ederek Tunnel View’a ulaşabilirsiniz. Bu noktadan bakıldığında El Capitan’ın kayalık yüzü, Bridalveil Şelalesi, devasa granit kütlesi ile heybetli bir görünüm sergileyen Sentinel Rock ve Half Dome görülebiliyor. Manzarayı daha etkileyici bir açıdan fotoğraflamak isterseniz, 1.066 metre yükseklikteki Glacier Point’e de çıkabilirsiniz.