Bir Günlük Konsantre Paris Deneyimi: Montmartre

Avrupa’nın görülmeye değer ülkesi Fransa’nın başkenti Paris’te yapılabilecek onlarca farklı aktivite bulunuyor. Ancak siz bu tarihi güzellikteki kente yalnızca bir gün ayırabilecekseniz elbette bu süre kenti keşfetmek için yeterli değil. Bu yüzden kısa da olsa gezinizi en verimli şekilde değerlendirmek istersiniz. Öyleyse Paris size mükemmel bir öneri sunuyor. Paris’in tamamını gezemiyorsanız onun yerine size kentin bütün güzelliklerini bir araya getiren bir yeri gezebilirsiniz. İşte sizin için Bir Günlük Konsantre Paris Deneyimi: Montmartre.

Ressamlar Tepesi’ni Keşfedin!

Paris’in en yüksek kesimi olarak tabir edilebilecek Montmarte; sanatın, sanatçıların ve pek çok sanatsal akımın doğduğu tarihi bir semt. Geçmişten bugüne dek şairler, yazarlar, müzisyenler ve ressamların uğrak noktası olan alan, yalnızca dar sokakları ve minik dükkanları ile bile size dünyanın en estetik yeri gibi görünebilir. Turistik olarak da oldukça popüler olan bu semtte adım başı sokak sanatçılarına rastlamanız mümkün. Onların performanslarını izleyerek başlayacağınız yolculuk boyunca aklınıza gelebilecek her türlü sanat gösterisi ile karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle Montmarte Ressamlar Tepesi gibi özel bir isimle taçlandırılıyor. Adeta bir merkez haline gelen bu yerde siz de doya doya müzik dinleyebilir, karikatürlerinizi çizdirebilir ya da bir pandomim sanatçısının etkileyici şovunu izleme fırsatına erişebilirsiniz. Yalnızca bu özelliği ile bile gezilip görülmeye değer olan semt, aynı zamanda harika yemeklerin ve birbirinden güzel hediyelik eşyaların satıldığı mağazaların da bulunduğu küçük bir cennet gibi. Siz de gezinizi Pigalle’nin turistik dükkanlarını gezerek ve ilginç bir deneyim olarak funiculaire adı verilen araçla seyahat ederek zenginleştirebilirsiniz.

Beyaz Kilise’nin Büyüsüne Kapılın!

Montmartre gezisinin kaçırılmayacak bir diğer parçası ise Beyaz Kilise, yani Sacre Coeur Bazilikası. Dış görünüşü ile klasik Paris mimarisinden farklı bir havaya sahip olan bu kilise, semtin en gözde turistik mekanları arasında başı çekiyor. Sade ama etkileyici görünüşü ile bir tepenin sonundan görebileceğiniz yapının kulesi, bölgenin sanatsal duygusunu perçinleyen son derece etkileyici bir detay. Bu kilisenin içini gezerken Paris’in sanat ve tarih kokan havasını soluduğunuzu hissetmeniz hiç de zor olmayacak. Beyaz Kilise’nin içini gezdikten sonra bölgeyi keşfetmek için birkaç merdiven basamağını aşmanız ve büyüleyici Montmartre sokaklarına yeniden kendinizi atmanız mümkün.

Müzeler İle Tarihi Bir Yolculuğa Çıkın!

Paris‘e gelmişken birbirinden ilginç müzeleri gezmeden ayrılmak istemezsiniz. Montremarte sizin için bu olanağı da sağlıyor. Özellikle Dali Müzesi turistik gezinizin en heyecan verici noktası olabilir. Bunun yanı sıra pek çok farklı ressamın uzun yıllar yaşadığı bir yer olması nedeni ile sanat tarihinden harika detaylar ile her sokakta kolayca karşılaşmanız mümkün. Ünlü ressam Pablo Picasso’nun Paris’te çalışmalarını yürüttüğü ilk atölyesi de yine gezilip görülmeye değer yerler arasında yer alıyor.

Fransız Mutfağını Unutmayın!

Fransa; tarihi dokusunun yanı sıra ünlü yemekleri ile ön plana çıkan bir mutfağa da sahip. Tabi ki gezi için daha az süreniz olması bu eşsiz lezzetlerden mahrum kalacağınız anlamına gelmiyor. Konsantre Paris deneyiminizi en leziz biçimde tamamlamak için Montmartre size pek çok alternatif sunuyor. Krep gibi sokak satıcılarından alabileceğiniz pratik lezzetlerin yanı sıra küçük butik pastanelerin en lezzetli kruvasanlarının tadına da varabilirsiniz. Geziye kısa bir mola vermek isterseniz ara sokaklara dağılmış olan ya da meydanı çevreleyen küçük cafelerde kahvenizi yudumlayıp ekler ile damağınızı tatlandırabilirsiniz.

Kırmızı Değirmen’e Uğramadan Dönmeyin!

Gündüz yaptığınız sanat ve tarih dolu bu gezinin ardından, akşam saatlerinde kendinizi nefis bir bistroda içkinizi yudumlayarak dinlendirmenin keyfine varabilirsiniz. İyi müzik ve en iyi tatları bulabileceğiniz bar ve bistrolarda nefes aldıktan sonra ise geceyi muhteşem bir final ile taçlandırmak isterseniz, yönünüzü ünlü Kırmızı Değirmen, yani Moulin Rouge’a çevirebilirsiniz. Bir gün gibi kısa bir sürede tüm Paris‘i gezemeyecek olsanız da Montmartre size hızlı ve son derece etkili bir deneyim sunmak için en iyi alternatif.