Çin’in Göz Alıcı İlginç Etkinliği: Dragon Festivali

Çin Ay Takvimi’nin beşinci ayının beşinci gününde, Çin’in güney bölgesi ve Hong Kong, dünyanın en renkli, enerji yüklü ve heyecan verici festivallerinden birine ev sahipliği yapar. Yerel halk bu özel günü pirinç ikramları ve pirinç şarabıyla kutlar. Sıradan günlerde son derece dingin olan nehirler ve göller, göz alıcı süslerle bezenmiş ejderha kayıklarıyla dolup taşar. Ancak Dragon Festivali yemek, içmek ve eğlencenin de ötesinde, katılımcılarına göz alıcı bir kültürel şov sunan, Çin ay takviminin en önemli günlerinden biridir.

“Duanwu” ya da “Tuen Ng” olarak da bilinen festivalin kökleri, Asya’da kutlanan birçok özel gün gibi yüzlerce yıllık geleneklere dayanır. Festivalin nasıl ve neden başladığı konusunda farklı hikayeler kulaktan kulağa gezer. Kimi festivalin hikayesinin yaz gündönümü ve ejderhayla, kimi 5 sayısının getirdiği kötü şansla kimi de şair ve devlet adamı Qu Yuan’a dayandığını ileri sürer. Aslında tüm bu anlatılanlar festivalin geleneklerinde bir rol oynar ve Çin kültürünü tanıtan muhteşem enerjinin bir parçası olurlar.

Çin ya da Hong Kong’u yaz aylarında keşfe çıkarsanız kesinlikle ülkenin en keyifli ve göz kamaştırıcı zamanına şahit olursunuz. Fakat Dragon Festivali gibi son derece geleneksel ve görkemli bir etkinliğe katılıyorsanız, bu farklı kültüre uyum sağlamak için bazı ipuçlarına ihtiyacınız olabilir. Festivali tanımayanlar için derlediğimiz bir kaç ön bilgi sayesinde içinizdeki gizli ejderhayı çıkarmanız çok kolay olacak!

1. Zongzi yemeye hazır olun
Çin’de kutlanan bayramların çoğunda güne özel bir yemek, şenliklere eşlik eder. Dragon Festivali kutlamalarında da Zongzi adı verilen, festivale özel bir yemek tüketilir. Zongzi, bambu yapraklarının pirinçle doldurup, piramit şeklinde sarılmasıyla yapılır. İçerisine çok çeşitli malzemeler eklenebilir. Çin’in kuzeyinde zongzi yapımında hünnap en sevilen malzeme iken güneyliler daha çok fasülye ezmesi, et ya da yumurta sarısı gibi tatları tercih ederler. Modern dönemin getirilerinden biri olarak, festivalin çok sevilen yiyeceği zongzi, süpermarketlerden damak tadınıza uygun iç malzemeleriyle hazırlanmış olarak kolayca satın alınabilir.

 2. Ejderha kayık yarışının coşkusuna katılın
Ejderha festivalinin kuşkusuz en renkli görüntüleri kayık yarışı sırasında yaşanır. Dragon kayıkları, isimlerini teknelerin baş ve uç bölümlerinde yer alan geleneksel Çin ejderha şekillerinden almıştır. Takımlar halinde yarışan ekipler, hedeflenen varış noktasına diğerlerinden önce varmak için kıyasıya bir mücadeleye girer. Takım üyelerinden bir tanesi, kayığın ön tarafında oturur ve hem tüm kürekçilerin ritmini koruyacakları hem de konsantrasyonlarını yüksek tutacakları şekilde davul çalar.

Yarışın kökeninin Qu Yuan’ı kurtarmak için kayıklarına asılarak yanına koşan insanlardan geldiğine dair hikayeler anlatılır. Yarışların sürdüğü yüzyıllar içerisinde kazanan takımlar saygı görür ve köylerine bolluk ve bereket getirdiğine inanılır. Günümüzde bu yarış sadece Çin’de değil Japonya, Vietnam ve İngiltere’de de sevilerek yapılan bir spor halini almıştır.

Festival sırasında kayık yarışlarını izleyebileceğiniz en iyi yerler; Yueyang, Hunan’da bulunan Miluo Nehri Ejderha Kayık Yarışı Merkezi, Yichang, Hubei’deki Zigui Dragon Kayık Yarışları ve Qingshui Nehri’nde gerçekleştirilen Miao Halkı Uluslararası Kano Festivali’dir.

3. Yerel halkın rengarenk geleneklerini keşfedin

Dikkatli gözler, Ejderha festivaline özgü geleneklerin izlerini festivale katılanların üzerlerinde de kolaylıkla görebilir. Ejderha festivali boyunca çocukların el ve ayak bileklerine beş farklı renkten oluşan ipek kumaş parçaları bağlanır. Bu kumaşların onları hastalıktan koruyucağına inanılır.

Bazı bölgelerde festival başlamadan önce ebeveynler çocukları için minik parfüm keseleri hazırlar. Renkli ipek kumaşlardan yapılan bu keseler ya çocukların boyunlarına asılır ya da süs olarak giysilerinin önüne bağlanır.

Çin takviminin beşinci ayı, çiftçiler tarafından “zehirli ay” olarak işaretlenmiştir. Çünkü bu ay havaların iyice ısınıp böceklerin ve zararlıların aktif olduğu, hastalıklara yakalanma şansının arttığı aylardır. Geleneksel olarak sinekleri, güveleri ve zararlı böcekleri evden uzak tutmak için Ejderha festivali boyunca evlerin kapı ve pencerelerine misk otu ve eğir otu yaprakları konulur. Bu yaprakların iyileştirici olduğuna ve evleri salgın hastalıklardan koruduğuna inanılır.