İlkbaharda Yurt Dışına Çıkmak İsteyenleri Cezbedecek Şehirler

Kış mevsiminin kasvetli havasını sona erdiren, tüm renklerin canlandığı bir mevsim olan ilkbahar, pırıl pırıl güneşiyle doğayı kucaklıyor. Ruhun huzur ve neşe ile dolduğu bu mevsimde keşfetmenin heyecanını yaşamak, yaz mevsimini daha enerjik karşılamak için doğal ve tarihi güzellikleri ile ünlü olan ve ilkbaharda yurt dışına çıkmak isteyenleri cezbedecek şehirler:

Meteora-Yunanistan

Cennetlerin üzerinde ve gökyüzünün ortasında anlamına gelen adıyla dikkat çeken Meteora, Yunanistan’da yer alıyor. Unesco’nun Dünya Mirasları Listesi’ndeki şehirde, dünyaca ünlü Doğu Ortodoks Manastırları bulunuyor. Uzun ve dik kayalıklar üzerine kurulu olan inanılmaz manastırlar, gökyüzü ile yeryüzünü birleştiriyor. Kutsal bir yer alan Meteora, kayalar arasında yuva yapan köyleri ile ön plana çıkıyor. Tarihi ve doğal güzellikleri ile büyüleyen Meteora, mutlaka görülmesi gereken şehirlerin başını çekiyor.

Üsküp- Makedonya

Makedonya’nın başkenti olan Üsküp şehri, Osmanlı’dan kalan mimari yapıları ile dikkat çekiyor. Vardar nehri etrafına kurulan şehir; eski çarşısı, hanları ve camileri ile buram buram tarih koksa da beş yıldızlı otelleri, büyük alışveriş merkezleri, restoran ve kafeleri ile de rahat ve konforlu tatil imkânları sunuyor. İlkbahar aylarında daha da canlanan nehir kıyısının doğal güzellikleri arasında yürüyüşler yapmak isteyenler için muhteşem bir yer olan Üsküp, misafirperver yapısı ve kendine özgü kültürü ile konuklarını ağırlıyor.

Amsterdam

Hollanda’nın başkenti Amsterdam, 12. yüzyıla kadar dayanan köklü geçmişi ile Avrupa’nın en dikkat çekici şehirleri arasında yerini alıyor. Madame Tussauds Müzesi, Rijks Müzesi, Van Gogh Müzesi, Anne Frank’in Evi ve Dam Meydanı ile turistlerin en sık seyahat ettiği şehirlerden biri olan Amsterdam, sınırsız özgürlükleri, laleleri, taş cepheli evleri, bisikletleri, köprüleri ve kanalları ile misafirlerini büyülüyor. Her sokağında tarihin tozlu sayfalarının açıldığı şehirde, kanal kenarında yapılan uzun yürüyüşler ile şehrin eşsiz manzarası gözler önüne seriliyor.

Lugano – İsviçre

İsviçre’nin en güzel şehirlerinden biri olan Lugano, Lugano prealpleri denilen sıradağlar ile çevreleniyor. Kendi adıyla anılan gölün etrafında kurulan şehir, sıkça ünlü akınına uğradığı için İsviçre’nin Monte Carlo’su olarak tanınıyor. Ülkenin en önemli iş ve finans merkezlerine sahip olan Lugano, özellikle bahar aylarında yeşilin ve mavinin tüm tonlarını barındıran doğası ile binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Farklı mimarisi ve mücevherleri ile mutlaka gezilmesi gereken şehirler arasında yerini alıyor.

Sintra- Portekiz

Avrupa’nın en batı ucunda yer alan Sintra, muhteşem doğası ve mistik tarihi dokusu ile romantik bir baharın yaşanabileceği ender şehirlerden biri olarak dikkat çekiyor. Unesco Dünya Mirasları Listesi’ne alınan şehrin mimari yapıları, farklı renklerde tasarlanan evleri ve Arnavut kaldırımlı dar sokakları her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Şato şeklindeki ev tasarımları ile büyüleyici bir güzellik sergileyen şehir, her adımda buram buram tarih kokan mistik havasının yanı sıra doğal güzellikleri ve muhteşem sahilleri ile de bahar coşkusunu yaşatıyor.

Trieste-İtalya

Avrupa’nın en önemli liman kentlerinden biri olan Trieste, İtalya’nın en zengin şehirleri arasında yerini alıyor. Muhteşem doğasının yanı sıra kültürel özellikleri ve mimarisi ile dikkat çeken şehir, denize bakan Piazza Unite adlı kamusal binası ile Avrupa’nın deniz kıyısındaki en büyük meydanı olma unvanını alıyor. Neogotik tarza sahip Miramare Kalesi, modern bir sanat galerisi olarak da hizmet veren Revoltella Müzesi ve kayalıkların arasındaki mağaraları, patika yolları, muazzam bitki örtüsü ile özellikle bahar aylarında turistlerin gözde şehirlerinden biri oluyor.

Dinant- Belçika

Doğanın en güzel uyanışını gözler önüne seren bahar aylarında bambaşka bir havaya bürünen Dinant, teleferik ya da basamaklarla ulaşılabilen kalesi ile dikkat çekiyor. Meuse nehri etrafına kurulan şehir, tarihi ve doğal güzellikleri ile misafirlerine muhteşem bir tatil fırsatı sunuyor. Saksofonun mucidi Adolphe Sac’ın doğduğu ve yaşadığı şehir olan Dinant, dar sokakları, nehri ve doğal güzellikleri ile kartpostal karelerini andırıyor.