Temiz Havanın Doruk Noktası: Yayla Turizmi

Tatil denilince insanın aklına genelde deniz, kum ve güneş üçlüsü geliyor. Fakat insanların doğaya dönme ve sakin bir tatil geçirme isteği, son yıllarda Temiz Havanın Doruk Noktası: Yayla Turizmi popüler bir hale getiriyor. Sıcak yaz günlerinin bunaltılı havasından kurtulmak ve şehir hayatından uzaklaşmak zihni tamamen yenilemeye yardımcı oluyor. Çeşitli aktivitelere de katılma imkanı sunan yayla turizmi, farklı zevklere sahip insanlara da oldukça cazip geliyor. Sürekli içinde bulunulan teknoloji ve yoğun kalabalıktan uzak, adeta hayatı bir süreliğine durduran bu tercih, yeşil, mavi ve temiz havanın muhteşem buluşmasını size sunuyor.

Yayla Turizmi

Doğa sporları için oldukça uygun olan yaylalarda özellikle trekking yoğun olarak tercih ediliyor. Temiz hava ve muhteşem manzaralara sahip bu bölgelerde, havanın çok sıcak olmaması nedeniyle günün her saati yürüyüş yapabilirsiniz. Bunun yanı sıra yaylalar, etrafından bulunan dağlar nedeniyle dağcılık için oldukça uygun bir seçenek oluyor. Hatta bu bölgelerde profesyonel dağcılar tarafından oluşturulan tırmanış rotaları da bulunuyor.

Şehir hayatı içerisinde büyüyen çocukların doğa ile tanışması için oldukça yararlı olan yayla turizmi, çok kişi tarafından bilinmeyen bitkileri tanıma, çiftlik hayvanlarıyla iç içe bulunma ve tamamen organik ürünlerle beslenme şansı açısından avantaj sağlıyor. Tatil merkezlerine oranla daha uygun fiyatlara sahip olması da yaylaları daha cazip hale getiriyor. İşte Türkiye’de en çok ziyaret edilen ve yayla turizminin en çok geliştiği yaylalar!

Ayder Yaylası

Ayder Yaylası

Türkiye’de ismi en fazla bilinen ve ziyaret edilen yerlerden biri olan Ayder Yaylası, 1350 metre rakımda yer alıyor. Rize’nin en önemli yerlerinden biri olan Ayder’de konaklamak için en ideal zaman Temmuz – Ağustos olarak gösteriliyor. Rafting seviyorsanız araç ile 1 saat uzaklıktaki Fırtına Deresi’ne de gidebilirsiniz.

Kaplıcaları ile de ünlü olan Ayder; cilt hastalıkları, romatizma ve iç hastalıkların tedavisine destekte bulunuyor. 50 derece sıcaklığa ulaşan sulardan her yaştan insan rahatlıkla yararlanabiliyor.

Perşembe Yaylası

Perşembe Yaylası

Ordu’nun Aybastı ilçesine bağlı olan Perşembe Yaylası, üzerinde bulunan mendereslerle muhteşem bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Temmuz ayında düzenlenen bir festivali de bulunan yaylada, bu zamana denk gelirseniz konserler, güreş müsabakaları ve at yarışları izleyebilirsiniz.

Ayrıca konumu itibariyle yamaç paraşütü için de oldukça uygun olan yayla, 1991 yılında turizm merkezi ilan edilmesi dolayısıyla ziyaretçiler için her türlü imkanı sağlıyor. Tarihi açıdan da köklü olan bölgede kümbetleri ziyaret edebilir ve Çiseli Şelalesi’nin buz gibi suyuna kendinizi bırakabilirsiniz.

Kümbet Yaylası

Kümbet Yaylası

1710 metre rakımı bulunan Kümbet Yaylası, Giresun merkeze 52 km uzaklıkta yer alıyor. Doğu Karadeniz’in en ünlü yaylalarından biri olan Kümbet, konaklama açısından da çok fazla seçenek sunuyor. Asfalt yola sahip olması ulaşımın rahatlıkla gerçekleşmesini sağlıyor. Gür ormanları ve geniş yeşil alanıyla piknik için ideal bir ortam sunuyor. Aymaç mevkii, trekking açısından uygun bir yapı sergiliyor. Ayrıca yaylada bulunan doğal ürün pazarı ve Temmuz ayında gerçekleşen festival ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Akgöl Yaylası

Akgöl Yaylası

Sinop sınırları içerisinde bulunan Akgöl Yaylası, köknar ormanları ve bozulmamış doğasıyla dikkat çekiyor.  İki çayın birleşerek oluşturduğu gölden ismini alan yayla, 1200 metre rakımda yer alıyor. Sandal gezilerinin yapıldığı yaylada huzurlu bir tatil geçirilebiliyor. Ayrıca ağaçlarla kaplı bir alan arasında yer alan göl, ziyaretçilerinin tadabileceği kırmızı benekli alabalıklara ev sahipliği yapıyor.

Sis Dağı Yaylası

Sis Dağı Yaylası

Genel olarak sisin var olan manzarayı kapattığı düşünülse de Sis Dağı Yaylası bu tezi tamamen çürütüyor. Görenlerin hayran kaldığı bölge, denize yakın olması sebebiyle çoğunlukla sisli oluyor. Giresun – Trabzon il sınırında yer alan yaylada, tırmanış ile 2200 metre yüksekliğe ulaşılabiliyor ve masalsı bir manzaraya bakılabiliyor. Burayı ziyaret ederken yaz aylarında bile oldukça soğuk olacağını ve kalın bir şeyler almayı unutmamak gerekiyor.