Tatil zamanı gelince hepimizin aklı güneye gider. Bir an önce Akdeniz’in sıcak sahillerine ya da Ege’nin serin sularına bırakmak isteriz kendimizi. Ancak tatil, sadece deniz – kum – güneş üçlüsünden ibaret değil. Yeni yerler görmek, biraz tarihe dokunmak ve farklı sularda yüzmek lazım. Bu konuda da Birleşik Krallık bir adım önce çıkıyor. Daha önce hiç aklınıza gelmediyse buyurun, Her Köşesinden Tarih Fışkırıyor: Birleşik Krallık’ın Büyüleyici Tatil Durakları tatil yapabileceğiniz alternatif şehirler listesine bir göz atın.

Belfast

İrlanda keten sanayisi, tütün üretimi, halat yapımı ve dünyaca ünlü Harland ve Wolff gemi yapımcılarının evi olan Belfast, eşsiz bir tarihe sahip. Ayrıca Belfast’ın Viktorya dönemine ait güzel sokaklarında herkesin seveceği bir şey bulmak mümkün; alışveriş, turistik turlar, dünya standartlarında yemek ve müzik… Belfast’ta her yıl birçok festival düzenleniyor. Büyük müzik ve sanat festivallerinin yanı sıra yerel mutfak, çağdaş dans, Avrupa sineması, kukla gösterileri ve bluegrass müziğiyle ilgili etkinliklerin de yer aldığı festivaller de oldukça ilgi çekici. Belfast aynı zamanda damağınıza da hitap eden bir şehir. Garden of Eden’in usta pastanelerinden, geleneksel elmalı turtalara ve yaz aylarında bolca yapılan bahçe partilerine kadar keşfetmeniz gereken birçok şey var. Burada İrlanda’nın en eski kapalı yiyecek pazarının ve ödüllü St. George’s Market’in de tadını çıkarabilirsiniz.

Devon

Kayalıklı koylar, sütlü çaylar, sörf, gezintiler ve pub bahçelerinde bira molaları… İngiltere’nin güney batısında yer alan Devon’da tatiller sağlıklı, basit ve doğal. Çoğu insan güney ve kuzey kıyılarındaki kumsallara doğru yolculuk yapar, ancak iç kesimde bulunan Devon da oldukça cazip bir seçenek. Buraya yapacağınız bir ziyaret hayatın en güzel iki zevkini birleştirir; iyi yemek ve harika açık hava. Kuzu, geyik eti, sülün, domuz eti ve deniz ürünleri temel yiyecekleri. Şehrin çiftçi pazarlarında ise lezzetli elma şarapları, elma suyu, peynir ve dondurma satan esnaflarla karşılaşmak mümkün. Eğer Exeter’e uğrarsanız, 14. yüzyıla kadar uzanan zikzaklı yer altı geçitlerini, Exeter Kalesi’ni ve ödüllü bir müze olan Royal Albert Memorial’ı da görebilirsiniz.

York

Dünyadaki az sayıda şehir, York’un tarihi ve karakteriyle rekabet edebilir. Kadim duvarlarla çevrili, nehir kenarında yer alan bir şehir olan York, 2000 yıl öncesine dayanan etkileyici bir kökene sahip. York’u keşfettikçe, modern hayatının her yönünün ayrılmaz bir biçimde geçmişiyle bağlantılı olduğunu keşfedeceksiniz. Hareketli merkezi, tarihi mekanlarla doludur. Örneğin, şehrin kalbinde, İngiltere’nin en dikkat çekici Gotik mimari örneklerinden biri olan York Minster katedrali bulunur. Büyüleyici dar sokakları, mütevazi büyüklüğü sayesinde kolayca yürüyerek keşfedilebilir. York’ta yiyecek ve içecek de çok ciddiye alınıyor ve mükemmel bir kafe, bar ve restoran seçkisi bulunuyor. Şehrin, bölgedeki en iyi bağımsız işletmelerini sergilediği kendi yiyecek ve içecek festivali bile var. Ayrıca İngiltere’nin en iyi çikolatalarını da burada tatmak mümkün.

Canterbury

Canterbury, İngiltere’nin en revaçta olan şehirlerinden birisi ve Dünya Mirası listesine girmiş olan bir Gotik katedrale de ev sahipliği yapıyor. Katedralin diğer bir önemli özelliği ise Başpiskopos Thomas Becket’in kral taraftarları tarafından öldürülmesinden sonra Hristiyanlar için bir hac merkezi haline gelmesi. Hatta, İngilizce’nin yazılı ilk eserlerinden olan Canterbury Hikayeleri’nin çıkış noktası da bu hac ziyaretleridir. Ancak Canterbury sadece geçmişin bir parçası değil, enerjik bir öğrenci nüfusu olan, pubları, restoranları ve tasarım ürünlerin satıldığı bağımsız mağazalarıyla oldukça yoğun bir yer. Sonuç olarak, Orta Çağ’dan kalma dar sokakları, nehir kıyısındaki bahçeleri, ünlü saat kuleleri ve antik duvarları ile bu şehir kesinlikle keşfedilmeyi hak ediyor.

Bath

Bath, İngiltere’nin en büyük ve en zarif kentidir. Aynı zamanda da Jane Austen’ın hayatını geçirmiş olduğu yerdir. 2000 yıldan uzun bir süredir, şehrin turizmi, ilk defa Romalılar tarafından yapılan meşhur kaplıca ve hamamlarının etrafında dönmüş. Bugün ise Bath, UNESCO Dünya Mirası Koruma Alanı statüsünü kazanan, iyi bir alışveriş, spa ve restoran ağına sahip, görkemli George dönemi mimarisiyle ünlü bir şehirdir. Burada görülmesi gereken yerlerden biri de Kraliyet Hilali’dir. Bu, George dönemi mimarisi ile inşa edilmiş büyüleyici güzellikteki ünlü kasaba evleridir. Evlerin dizilişi yarım daireyi andırdığı için de Kraliyet Hilali adı verilmiştir. Ayrıca Bath’ın en büyük manastır kilisesi olan Bath Abbey de mutlaka görülmeli.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin