Malezya, Türkiye’de yaşayanlar için pek popüler bir tatil destinasyonu olmasa da çok güzel adalara sahip. Karayipler ya da Maldivler’den aşağı kalır bir yanı yok diyebilirim.

Malezya, Türk vatandaşlarından vize istemediği için ülkeye giriş-çıkış yapmak bir hayli kolay oluyor. Başkent Kuala Lumpur’da öyle çok önemli diyebileceğim, gezilecek bir yer bence yok. Şehrin, hatta ülkenin simgesi haline gelmiş Petronas Kuleleri’ni görüp, önünde de fotoğraf çektirdiyseniz şimdi adalara gidebilirsiniz 🙂

Petronas Kuleleri

Ülkede Master ve Visa gibi bilindik kredi kartı ve ATM kartlarını kullanabilirsiniz. Müslüman bir ülke olduğu için sürekli “Bu yemek helaldir” tarzında sözler duyabilirsiniz. Yemekleri çok çeşitli ama gel gör ki; bariz bir şekilde genelde şekerli. Elbet baharatlı, tuzlu ya da acılı yemekleri de var ama şekeri çok fazla kullanılıyorlar. Çay ya da kahve söylediğinizde bile içine şeker katılmış şekilde gelme ihtimali var. Bir şey sipariş ederken sosun tadına bakıp, yemeğe katın ya da şekerli istemiyorum deyin.

Eğer İngilizce biliyorsanız dil konusunda büyük sıkıntılar çekeceğinizi sanmıyorum. Çünkü hemen hemen nereye gitsem gençler bir şekilde İngilizce biliyordu. Ülkedeki farklı kökenden gelen insanlar da kendi aralarında anlaşabilmek için İngilizce konuştuklarından, dil sorunu ben pek yaşamadım.

Yeme, içme konusunda Türkiye’ye göre ne çok ucuz ne de pahalı bir yer diyebilirim. Konaklama içinse sırt çantalı gezginler için 4 dolara bile hosteller var. Otellerde ise zaten üst sınır yok denecek kadar çeşitlilik var.

Malezya’da o Karayipler’deki gibi kristal su, beyaz kuma sahip onlarca ada var. Hangisine gideceğinize karar vermek de çok zor. Ben Kuala Lumpur’dan uçakla önce Bruney’in Kuzey Doğusunda yer alan Kota Kinabula şehrine gittim. Yolculuk 2 saatten fazla sürdü. Bu şehre gelen gezgin ya da turistlerin genel amacı; civardaki adalara gidebilmek oluyor. Ben bu geziye Malezya Turizm Bakanlığı’nın davetiyle katılmıştım. Onlar da beni Kota Kinabula’da bir otelde misafir ettiler sonra da civarı gezdik. Gidebildiğim tek ada altta fotoğraflarını paylaştığım Mantanani Adası’ydı. Bu adaya da önce iki saatlik kara yolculuğu sonra da yaklaşık 1 saatlik bir bot yolculuğuyla ulaştık.

Yolculuk yaptığımız bot

Mantanani Adası sessiz, sakin bir ada. Birkaç tane konaklama alternatifleri var ama adaya gelmeden önce muhakkak konaklama işini halledin derim. Beyaz kum ve kristal su sizi adeta büyülüyor. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir detay var. Havanın bulutlu olmasına aldanmayın, o güneş sizi yine yakabiliyor! Muhakkak güneş kremi kullanın. Tepede güneş varsa ve vücudunuz çok hassassa tişört giyip, denize öyle girin derim.

Mantanani Adası

Bölgede dalış için çok etkileyici resifler de var. Biz de şnorkelle civardaki bir kaçresife dalış yaptık. O dalış da gayet keyifliydi. İlla ki tüple dalış yapmanıza gerek yok çünkü resiflerin olduğu yer ancak 3-4 metre derinliğindeydi.

DCIM\100GOPRO\G0041128.JPG

Sonrasında yine botla Kota Kinabula’ya oradan da uçakla başkent Kuala Lumpur’a döndüm. Malezya Adaları’nın böylesine güzel olabileceğini tahmin etmemiştim. Daha önce birkaç arkadaşım başka ada isimlerini de vermişti. Eğer zamanınız çok dar değilse Malezya’yı ve adalarını listenize ekleyin derim. Adalarına gidip de pişman olunacağına pek ihtimal vermiyorum.

Mantanani Adası

Tabii eğer imkan varsa taa buralara kadar gelmişken civar ülkeler de gezilebilir. Başta Tayland ve Singapur olmak üzere gidilecek birçok ülke var. Yerel hava yollarıyla bu ülkelere çok hesaplı biletler bulabilirsiniz.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin