Türk usulü, Alman usulü, Amerikan usulü.. Hesabı kimin, ne şekilde ödeyeceğine karar verildiyse; biraz da bahşiş konusundan konuşalım.

Kimi ülkede bırakmadan restorandan terk-i diyar eyleyemeyeceğiniz, kimi ülkede de verdiğiniz  için, hakaret sayılan şey; “bahşiş”. Aldığımız hizmetten memnun kalıp, kalmadığımızın en güzel göstergesidir. Bizler müşteri olarak teşekkürlerimizi bu şekilde sunarken, hizmet veren kişinin de moral ve motivasyonunu arttırmış oluruz.

Yurt dışına çıkmadan önce; eğer tursuz, bireysel olarak seyahat edilecekse, günler hatta aylar süren bir hazırlık sürecine girilir. Gidilecek şehirde görülecek yerler, kültürel ve sanatsal aktiviteler, nerede ne yenir, nerede konaklanır gibi tüm detayları içeren listeler hazırlanır. Her şey rota boyunca tıkır tıkır, keyifle işler. Ta ki; bir restoran yahut kafeye oturana dek. Yenir, içilir, hesap isteyene kadar bahşiş konusunu araştırmak asla akla gelmemiştir. Ufak bir stres basar. Vereceğiniz miktar ya az gelirse? Peki ya hakaret sayılırsa?

Hadi gelin, sorunu ülke ülke, kökünden çözelim.

-AMERİKA-KANADA: Garsonlar ve barmenler, çok düşük bir saatlik ücretle çalıştıklarından, aldıkları bahşişlerle maaşları tamamlanır. Dolayısıyla, Amerika ve Kanada’da hesabın %15-20’si kadar bahşiş bırakmayı unutmayın. Hesabı kredi kartınızla ödüyorsanız, size gelen slipte bahşiş için bir satır mevcut olup, tükenmez kalemle bırakmak istediğiniz bahşişi yazıyorsunuz. Fiş restorana kalıyor ve bahşiş miktarı kartınızdan çekiliyor. Kısacası; bu iki ülkenin bahşiş kültürü, alışık olduğumuzdan oldukça farklı.

-JAPONYA: Japonya’da bahşiş bırakmayı aklınızdan dahi geçirmeyin. Çünkü Japonlar bahşişi hakaret olarak algılıyorlar. Sundukları hizmeti, işlerinin bir parçası olarak gördükleri için, verilen bahşişi aşağılayıcı bir davranış olarak nitelendirip, gurur yapıyorlar. Nazik bir şekilde teşekkürlerinizi sunup, gülümsemeniz yeterli.

-ÇİN:  Çinlilerin çok düşük ücretler karşılığında çalıştıklarını biliyoruz. Buna rağmen hiç bir sektörde bahşiş beklentisi yok. Fakat siz yine de, ufak bir meblağ bırakırsanız çok mutlu oluyorlar.

-ALMANYA: Servis ücretini hesaba eklerlerse, bahşiş bırakmanıza gerek yok. Ama servis ücreti hesabınıza eklenmediyse, bir üst rakama yuvarlayarak bahşişinizi bırakabilirsiniz.

-İSVİÇRE: Maddi, manevi refah seviyelerinin en yüksek olduğu ülkelerden biri olan İsviçre’de, garson ve barmen maaşları yeterince yüksektir. Bu sebeple bahşiş bırakmak zorunda değilsiniz.

-İzlanda: Bahşiş; hesaba eklenmiş olarak getirildiğinden, tekrar bahşiş vermenize gerek yok.

-HİNDİSTAN: Hesaba servis ücretinin eklenmediği ülkede, eğer küçücük de olsa bahşiş bırakırsanız, çalışanların ne denli mutlu olacaklarını görürsünüz.

Eğer bir Hintli ile rastgele, turistik, anı olması amacıyla fotoğraf çektirirseniz, hazır olun çünkü bahşiş isteyebilir.

-KÜBA: Restoranlarda toplam hesabın %10-15’i kadar bahşiş bırakılır. Vermeniz zorunlu olmasa da, taksiciler sizden 3-5 CUC (Küba’nın yerel para birimi) bahşiş talep edebilirler.

-AVUSTURALYA: 20 yıl önceye kadar, bahşiş bırakmak mevzu bahis değilken, artık her sektörde bahşiş beklentisi var. Aldığınız servisten memnun olduysanız, ufak bir miktar bahşiş bırakabilirsiniz.

-İTALYA: Gelen hesabın, %10’u kadar bahşiş bırakmanız yeterlidir.

-FRANSA: Gelen hesabın içinde, servis bedeli olarak bahşiş eklenmiş olur. Ancak Paris gibi snob bir şehirdeyseniz, ekstra bir bahşiş daha bırakırsanız iyi edersiniz.

-GÜNEY KORE: Bahşiş beklentisi yoktur ve yaygın değildir. Sadece otellerde, valizlerinize yardım eden çalışanlar, ufak bahşişleri kabul ediyorlar.

-ESTONYA: Bu tatlı kuzey ülkesinde, bahşiş bırakmak zorunlu değil. Üstelik size kızan, gücenen de olmuyor.

-VİETNAM: Vietnam’da bir kafe ya da restorandaysanız, bahşiş vermekten kaçının. Bahşiş rüşvet olarak algılanıyor bu ülkede.

-ÇEKYA: Hesabın %5-10’u kadar bir bahşiş bırakmanız yeterlidir. Eğer para üstünüz geldiğinde teşekkür ederseniz, para üstünüzü bahşiş olarak bıraktığınızı anlayacaklar.

IG: @seyahatgurusu

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin