UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde ve Dünya’nın Yeni Harikaları Listesi’nde yer alan Kapadokya, tüm gezginlerin ve seyahat tutkunlarının ‘mutlaka görülmesi gereken yerler’ listelerinin de ilk sıralarında. 

Kapadokya’nın birbirinden güzel vadileri, doğa harikası peribacaları, yeraltı şehirleri, geleneksel çömlek atölyeleri, kayalara oyulmuş kiliseleri, yöresel lezzetleri, bölgeye adını veren atları (Kapadokya, Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelir) ve kuşkusuz gündoğumunu bir şölene dönüştüren sıcak hava balonları bir araya geldiğinde adeta sihirli bir masal diyarı yaratıyor. Kuşkusuz, bu masalı şahsen deneyimlemelisiniz; o yüzden okuduğunuz bu yazıyı, Kapadokya’yı anlatmak için yetersiz bir çaba olarak değil, bu özel yörenin gelecekteki ziyaretçileri için bir ön bilgilendirme girişimi olarak algılamanız daha doğru olur 🙂

Nevşehir’e bağlı olsa da Kayseri, Niğde, Aksaray ve Kırşehir illerinin kesiştiği bir bölgeyi kapsayan Kapadokya, 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ’ın püskürttüğü lavların oluşturduğu tabakaların milyonlarca yıl su ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmış. İlk yerleşimlerin paleolitik çağa kadar uzandığı, daha sonra İpek yolu üzerinde önemli bir nokta olan bölge; tarih boyunca Hitit, Asur, Frigya, Pers, Roma, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin haklarına evsahipliği yapmış. Bugün vadiler, peribacaları, yeraltı şehirleri, kiliseler, manastırlar ve evlerde hepsinin izlerine, bu zengin kültür mozaiğinin mistik etkisine rastlamak mümkün.

Kapadokya’da Görülecek Yerler

  • Kapadokya gezim sırasında eşsiz güzellikleri ile beni etkileyen ve kaya şekillerine yüklenen anlamlar, folklorik hikayeler veya kendine özgü renkleri ile adlandırılmış birbirinden özel yerler var. Seyahat planınızdaki gezilecek-görülecek-fotoğraflanacak yerler listenizde mutlaka bulunması gerekenleri aşağıya bırakıyorum:

Uçhisar Kalesi: Nevşehir merkezine 5 kilometre mesafedeki Uçhisar, meteorolojik etkenlerin sarp kayalıkları oymasıyla meydana gelmiş bir kaledir. Bir başka deyişle, Kapadok­ya’nın her yerinden görülen en büyük ve en güzel peribacasıdır. Kalenin zirvesi, Kapadokya’nın kuş bakışı görüleceği tek yerdir. Kalenin zirvesinde çok sayıda oyma küp, oyma mezar ve büyük sarnıç bulunmaktadır. Kaleden kuzeye doğru aşağılara bakınca Cevizli peribacalarını, batıda Nevşehir’i ve Oylu Dağı’nı, kalenin hemen önünde yeni Uçhisar’ı, güneybatıda uzaklarda Hasan Dağı zirvesini görebilirsiniz.

Üçgüzeller Seyir Tepesi: Ürgüp İlçesi’ne beş dakikalık mesafede bulunan seyir tepesinden peribacaları ve Erciyes Dağı’nın muhteşem manzarası seyredilebilir.

Paşabağ Rahipler Vadisi: Kapadokya’da peri bacalarını en iyi gözlemleyebileceğiniz yerdir. Dönemin keşişleri, rahipleri tarafından inziva yeri olarak kullanılmıştır. Çok sayıda kilise, manastır ve şapel yer almaktadır.

Hayal Vadisi: En ilginç şekilli peribacaları burada yer almaktadır. Burada yer alan peribacalarının hayvan ve insan figürlerine benzetilmesinden dolayı Hayal Vadisi adını almıştır. Benim favorim, deve ve penguen şeklinde olan peri bacaları 😉

Güvercinlik Vadisi: Kapadokya’nın en bilinen vadisidir. Adını, tahmin edeceğiniz üzere, kaya oyuklarına yerleşen güvercinlerden almaktadır. Geçmişte bölge halkı, bu güvercinleri besleyip gübrelerini üzüm bağlarında ve fresklerde, yumurtalarını ise inşaat işlerinde kullanmış. Hem güvercin yuvalarını, hem de doğanın sunduğu eşsiz bitki örtüsünü görmek istiyorsanız 4 kilometre uzunluğundaki bu vadide uzun bir yürüyüş yapmadan dönmeyin. Vadide, ayrı bir doğa harikası olan ve 15 metre yüksekten akan ama farklı rotalar nedeniyle birçok kişinin kaçırdığı bir de şelale var; benden söylemesi 🙂

Aşıklar Vadisi: Diğer bir ismi ile Bağlıdere Vadisi, Kapadokya’nın Göreme bölgesinde yer almaktadır. Kapadokya’da en güzel gün doğumu ve gün batımı bu vadide izlenir. Aşıklar için ideal bir yer; yalnız hemen uyaralım, aşık değilseniz bile burada aşık olmak işten değil. Yaklaşık 5 km’lik bir yürüyüş parkuru bulunan vadi, kamp yapmayı sevenler için de ideal…

Zelve Vadisi – Açık Hava Müzesi: Kapadokya bölgesinin görülmesi gereken en önemli yerlerinden olan vadi, en eski ve uzun süre kullanılmış yerleşim yeridir. Avanos’a 5 km, Paşabağları’na 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe’nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden oluşan Zelve Örenyeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir.

Güllüdere Vadisi: Yaklaşık 4 km’lik bir alana yayılan Göreme Güllüdere Vadisi, bir çok bölgeye göre sessiz ve sakin olması nedeniyle Kapadokya’nın en gözde trekking vadilerinden biri. Burada da gün doğumu ve gün batımı muhteşem bir görsel şölen sunuyor. Aynı zamanda sabah havalanan balonların yarattığı renk cümbüşünü izleyebileceğiniz güzel bir vadidir.

Kapadokya Balon Turu

  • Kapadokya’ya geldiğinizde mutlaka deneyimlemeniz gereken aktivitelerden ve bu olağanüstü coğrafyayı keşfetmenin en iyi yollarından birisi de sıcak hava balonlarıdır. Herkesin bu heyecan verici deneyimi unutulmaz anılar arasına katmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.

Balon turları, özel şirketler tarafından gerçekleştirilmekte. Balon kapasitelerinin sınırlı olması ve yer bulamama riski nedeniyle önceden rezervasyon yapmakta fayda var. Balon turu ücretleri sezona göre, kişi başı 700 – 1.000 TL. arasında değişkenlik gösterebiliyor. Öğrenci ve çocuklar için fiyat değişmiyor. Balon turlarını yapan şirketler, sizleri turdan 45 dakika önce otelinizden özel araçlarla alıyor. Uçuş öncesi sizlere haiff bir kahvaltı, uçuş sonrası ise kutlama için, şampanya ve alkolsüz içecekler ikram ediyorlar. Hatıra olarak, adınıza hazırlanmış özel uçuş sertifikanızı almayı da ihmal etmeyin.

Kapadokya balon turları, hava koşullarının uygun olduğu her gün, gün doğumu esnasında, sabah 05.00 – 06.00 saatleri arasında gerçekleştirilmektedir. Yeryüzünden ortalama 600-900 metre yükselen ve göklerde süzülerek 360 derece panoramik bir rüya yaşatan balonlu uçuşlar 1 saat kadar sürmektedir.

Çömlek Atölyeleri

  • Çok sayıda geleneksel çömlek atölyesi olan Avanos, Kapadokya’nın el sanatları ve alışveriş merkezi olarak tanınmaktadır.

Ürgüp ve Göreme’nin yanı sıra Kapadokya’nın üç turistik merkezinden biri olan Avanos’un orta yerinden akan Kızılırmak, asırlardır nice bilinmeyen sırrıyla birlikte tüflü kızıl toprağını bir hediye gibi bırakırken, aslında bir sanatın doğmasına da vesile olmuş. Bu kırmızı toprak ve mil karışımıyla elde edilen seramik hamuru, Avanoslu sanatçıların el emeği, göz nuru ile harmanlanmış ve Nevşehir’i Avanos çömlekleri ile dünyada da bilinen bir yer haline getirmiş.

Avanos çömlekleri, ustasının çarkında ve elleri arasındayken kolaymış gibi görünse de, aslında hiç de öyle kolay yapılmıyor. Avanos çömleklerinin kendine özgü özellikleri, hem maharet hem de yaratıcılık gerektirdiğinden olsa gerek; şekil verme, zırhlama, perdahlama, kurutma, pişirme, sırlama aşamalarını da içeren bu meşakkatli sürece ‘Avanos sanatı’ da deniyor. Soranlara, “Avanos’ta erbabından almıştım” diye göstereceğiniz, evinizde kullanabileceğiniz güveçler, küpler, testiler, Hitit ve Frig sanatını yansıtan mumluklar, tabaklar, kadehler, gözyaşı şişeleri, Osmanlı ibrikleri, sarkaçlar, sıradışı şamdanlar ve hediyelik eşyaları seçmekte zorlanacağınıza eminim.

Ne Yenir

Gün doğumunda balon turumuzu yapıp eşsiz peribacalarını, yeraltı şehirlerini, müzeleri, çömlek atölyelerini gezdikten sonra, haliyle karnınız çok aç; peki ne yiyeceksiniz? Buraya gelip de, Kapadokya’ya özel testi kebabı yemeden olmaz…

Avanos’un o eşsiz testilerinin içerisinde pişen, içinde kuzu eti, soğan, patlıcan, mantar, biber ve patates olan harika bir lezzet. Geleneksel testi kebabı, az ateşte ve en az 2 saatte pişiyor ve masanıza servis edilen kebabın testisini çekiç ile siz kırıyorsunuz. Az ateşte pişmesi sebebiyle, suyuna doyulmaz bir aroma karışıyor. Testi kebabı ücretleri restaurantlara göre 30 – 70 TL. arasında değişmektedir. Lezzetli testi kebabı yiyebileceğiniz güzel yerlerden birkaçı:
– Uranos Sarıkaya Restaurant
– Millocal Restaurant

– Bizim Ev Restaurant

– Sofra Restaurant

– Dibek Restaurant

Kapadokya’nın otantik lezzetleri testi kebabıyla sınırlı değil kuşkusuz. Damak tadınıza göre denemek isteyebileceğiniz ve bence pişman olmayacağınız farklı lezzetlerden bazıları; köz ateşte ağır ağır pişirilen nohutlu kuzu yahnisi, içi kıyma ile doldurulan ayvalardan yapılan ayva dolması, kuru kayısı ve kuzu eti ile yapılan kayısı yahnisi, zerdeli pilav, düğü (bir bulgur türü) çorbası, Nevşehir mantısı ve son olarak tatlımız da bir tür un helvası olan ve yumurta, pekmez, bal, ceviz ile yapılan, Dolaz.

Kapadokya seyahati, benim için çok özel ve çok etkileyici bir tatil oldu. Hani bazı yerler vardır; gidersiniz, gezersiniz ama doyamazsınız ve bir daha gitmek için yeni planlar yaparsınız. İşte Kapadokya da benim için böyle bir yer… ilk fırsatta tekrar gitmek ve o eksantrik atmosferi yeniden solumak için sabırsızlanıyorum.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin