En son ne zaman toprağa basıp, bol oksijen ile rahat bir nefes aldınız? Doğanın kalbinde kuş sesleriyle uyandınız?

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid 19 salgını nedeniyle yoğun tempoda koşturmaktan yorulanlar için sosyal mesafeli, doğayla baş başa, herkesten uzaklarda tatlı bir mola verme zamanı yaklaşıyor, ne dersiniz?

İster mavi yakalı olun ister gezgin ruhlu bir birey ister çocuklarıyla dolu dolu vakit geçirmek isteyen ebeveynler. Hepimizin bu dönemde biraz dinlenmeye, günlük hayat koşturmasına kısa da olsa bir ara verme zamanı geldi. Ramazan Bayramının hafta içine gelmesiyle hafta sonunu birleştirip yalnız ya da ailece tatile gidebileceğiniz rotaları sizler için sıraladık. Hadi hep birlikte göz atalım 😊

Mitolojiden bir rota Çıralı

Olympos Beydağları Milli Parkı içerisinde yer alan Çıralı; maviyle yeşilin birbirine en çok yakıştığı, sessiz sakin, huzurlu bir tatil arayan gezginlerin gözdesi. İster narenciye ağaçları arasında yer alan bungalow evlerde, isterseniz sahile sıfır butik pansiyonlarda kalabilirsiniz. Kuş sesleri ve dalga sesleriyle iç içe, yemyeşil ağaçlar altında kafa dinlemek isteyen gezginlerdenseniz, sizler için de kamp seçenekleri mevcut.

Çıralı’da “ne yapılır” derseniz, öncelikle kendinizi çakıl taşlarının güzelliği içinde Akdeniz’e bırakabilir, dinlenirken eğlenmek için günübirlik tekne turlarına katılabilir, yürüyüş yollarında endemik bitkiler arasında trekking yapabilir, günbatımında 2500 yıldır Olympos’un sönmeyen ateşi olarak bilinen yerin yedi kat altından ateş fışkıran Yanartaş’a çıkabilir, akşamları ise sahildeki restoranlarda yıldızlar altında taze deniz ürünleri tüketebilirsiniz.

Antalya şehir merkezine sadece 1 saat uzaklıktaki bu güzel rotaya özel aracınız ile gidecekseniz Kumluca Kaş istikametine doğru devam etmelisiniz. Tekirova’yı geçtikten hemen sonra yolun sol tarafında Çıralı tabelasını gördüğünüzde kavşaktan sola dönmeniz gerekiyor. Toplu taşıma kullanacaksanız Antalya otogarından Kumluca ya da Kaş dolmuşları ile Çıralı kavşağına kadar gelip, kavşaktan tekrar Çıralı yönüne aktarma yapmanız gerekmektedir.

Çıralı ’ya gitmişken 3km uzaklıkta bulunan Ulupınar köyünde şırıl şırıl akan dere üzerine kurulu restoranlarda yemek molası verebilirsiniz. Balık yemeyi tercih edenlerdenseniz olta ile kendi tuttuğunuz balığı yeme şansınız da var, söylemiş olalım.

Peri Masalı Kapadokya

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya, gün doğumunu gökyüzünde karşılayacağınız sıcak hava balon turları, eşsiz jeolojik oluşumlarıyla bilinen ünlü peri bacaları, tarihi milat öncesine dayanan yeraltı şehirleri, yöreye özgü kırmızı kil kullanılarak üretim yapılan çömlek atölyeleri ve ATV turları ile bahar aylarının vazgeçilmez rotalarından.

Kapadokya’da konaklama için antik tarihle günümüz lüks konseptinin harmanlandığı mağara otelleri tercih edebilir, sevdiğinizle başbaşa romantik bir tatilin tadını çıkarabilirsiniz. Odaların içerisindeki eşsiz mimari sizi geçmişten günümüze yolculuğa davet ediyor. Mağara otel dediğime bakmayın, odaların içinde jakuziye kadar her türlü konfor sağlanmış.

Kapadokya’nın dört mevsim ilgi çeken rota olması nedeniyle bayram yoğunluğunu göz önüne alarak katılmak istediğiniz aktivitelere önceden rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Güzelliklerle dolu Fethiye

Toprakla suyun, doğayla tarihin içiçe yaşadığı, macera ve sakinliğin yanyana yürüdüğü, şehir gürültüsünden kaçışın adresi, Likya medeniyeti üzerinde bir cennet misali güzelliklerle dolu Fethiye!

Sakinlik arayanlar için Faralya’da  “yetişkin otelleri”, dalga sesleri eşliğinde günbatımı manzarasını yakalamak isteyen çiftler için “Ölüdeniz”, adrenalin arayanlar için 1950 metre yükseklikteki Babadağ’da “yamaç paraşütü”, çocuklu aileler için Ovacık ormanında at gezintisi, çamur banyosunda güzelleşmek isteyenler için Dalyan, 80’den fazla kelebek çeşidini barındıran Kelebekler Vadisi, zamana yolculuk yapmak isteyenler için 1957 depremiyle canlı müzeye dönüşen Rum mirası Kayaköy ve Saklıkent Kanyonu başta olmak üzere bir çok doğa harikası sizleri bekliyor.

Sosyal mesafeli doğa tatilinin başını çeken Fethiye’de yöreye özgü tatmanız gereken lezzetler arasında Ölemeç çorbası, Leğen böreği, Babadağ keşkeği, Bulgurlu patlıcan ve Çiriş otu ilk sıralarda yer alıyor.

Begonvil kokulu Datça

“Tanrı, insanın uzun ömürlü olmasını isterse onu Datça’ya bırakır” sözünü duymayanınız yoktur, Datça’yı görünce bu sözün boşa söylenmediğini fark ediyorsunuz.

Ege ve Akdeniz’in buluşma noktası Datça masmavi, el değmemiş huzurlu koyları, şahane bitki örtüsü, begonvil kokulu daracık sokaklarıyla sizi bekliyor. Rüzgârın alabildiğine özgürce şarkı söylediği bu sokaklarda gezerken, taş evler ve sıra sıra dizilmiş badem ağaçları size eşlik ediyor. Sevgili Can Yücel’in bir dönem yaşadığı evi de Datça’da bulunuyor. Ziyarete kapalı olan ev, sadece Can Yücel’in ölüm yıldönümünde anma töreni için ziyarete açılıyor.

Her koyu ayrı güzellikteki Datça’ya kadar gelmişken 35 km uzaklıkta bulunan Knidos Antik Kenti’ne de mutlaka uğramalısınız. Güzellik kraliçesi Afrodit için “En güzel yerde kurulmuş kent” olarak betimlenen bu antik kente en az yarım gününüzü ayırmanızı tavsiye ederim.

Sanat ve mimari özellikleri ile ön plana çıkan antik kenti, kalabalık olmadan sakin sakin gezmek isterseniz sabah saatlerinde gitmenizde fayda var. Knidos’a gitmişken dillere destan Deveboynu fenerini görmek ve muhteşem günbatımını izlemek isterseniz öğleden sonra ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Zira antik kente gidiş yolu dar, gitmişken bir taşla iki kuş vurmak için biz de akşamüstü ziyareti tercih eden kesimden olduk. Antik kenti gezdikten sonra patika yoldan ortalama 20 dakika yürüyerek Deve Boynu Fenerine ulaşabilirsiniz. Günbatımında şarabınız, kameranız ve sevdikleriniz yanınızdaysa size sadece eşsiz güzellikteki manzaranın keyfini çıkarmak kalıyor. İddia ediyorum Knidos’u ve Deveboynu Fenerini hem günbatımı hem de yıldızları seyretmeye doyamayacağınız yerlerden biri olarak en güzel anılarınızda hatırlayacaksınız. Datçalıların dediği gibi “Bir elim Ege’de, bir elim Akdeniz’de diyebileceğiniz tek yerdir Knidos Antik Kenti!”

Havaların ısınması ile birlikte deniz sezonunu açmak isteyenler için Datça’nın yassı çakıllı sahil şeridinde aklınızı başınızdan alacak güzellikte pırıl pırıl koylar mevcut. Hayıtbükü, Ovabükü, Palatmutbükü, Kızılbük, Kargı koyu, Perili Köşk koyu başlıca koylar arasında. Özel aracınızla geliyorsanız istikametinize göre ve koyların yoğunluğuna göre istediğinizi deneyimleyebilir ya da günlük tekne turlarına katılıp yine birbirinden güzel koyları gezebilirsiniz. Tekne turlarının en büyük avantajı kara yolu ulaşımının olmadığı baş döndürücü güzellikte koylara da uğramaları. Büyük Akvaryum, İnceburun, Domuzçukuru, Kocahüseyin Taşı, Kalamış, Madan Adası, İn önü, Gıyrap koyu ulaşımın olmadığı başlıca koylar arasında yer alıyor. Pandemi nedeniyle tekne turları şu an yarı kapasite çalıştığı için önceden rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Datça’da ne meşhur derseniz badem ve birinci kalite zeytinyağları. Öyle ki tavuktan mantıya kadar her şeyin içerisinde badem ve zeytinyağı mevcut. Ayrıca yerli kalamar ve Datça gazozu da tatmanız gereken yerel lezzetler arasında, benden söylemesi!

Rüzgârın sesi Alaçatı

Söz konusu Ege’de tatilse akla ilk gelen rotalardan biri Alaçatı. Bir tatlı huzur alıp, tekrar geri gelmek istersiniz hep.

330 gün rüzgâr alması sebebiyle dünyanın sayılı sörf merkezlerinden sayılan Alaçatı aynı zamanda birbirinden keyifli beach clubları, şık mekanları ve tarihi taş evlerden oluşan Arnavut kaldırımlı otantik sokakları ile ünlü.  Baharın gelişiyle birlikte sardunyalar, begonviller, mor salkımlar ile bezenmiş sokaklar fotoğraf çekmeyi sevenler için çok ideal.

Alaçatı’da Rumlardan kalma taş evlerin birçoğu bugün butik otel olarak işletiliyor. Hemen hemen hepsinin yeşillikler içinde bahçesi mevcut. Bu civarda konaklamalar genellikle oda kahvaltı olduğu için öğle ve akşam yemekleri için yöresel Ege lezzetlerinin sunulduğu butik restoranlardan faydalanabilirsiniz. Alaçatı’da hangi mekâna gitmeli derseniz, hepsi birbirinden keyifli ortamlar, birbirinden lezzetli menüler sunuyor.

Mekânlarda sunulan yöresel lezzetler arasında kabak çiçeği dolması, sakızlı muhallebi, kınalı pide, kuzu etli şevketi bostan, labada salatası ve kumru ilk sıralarda yer alıyor.

Birbirinden leziz bu tatları tatmadan, beach clubları deneyimlemeden, Alaçatı’nın simgesi yel değirmenleri ile fotoğraf çekilmeden, Alaçatı çarşıda ve hayat dolu sokaklarında dolaşmadan dönmeyin 😉

Şimdiden herkese iyi bayramlar, iyi tatiller 😊

Sevgiler!

@dlyswonderland

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin